
|
|
Fon Müzik
ZİKRULLAH
-"Zikre devam ediniz, virde önem veriniz. Çünkü kalbin tek ilacı zikirdir. Kuran okumak, salâvat çekmek, hizmet etmek sevaptır; fakat bunlar kalbe ilaç olmaz, nefsin çirkin sıfatlarını değiştirmez. Nefsi ancak zikir terbiye eder." -"Yüce Allah’ı zikre devam ediniz. Zikir çekerken uyanık olunuz. Allah zikrini kalbinizin içine yerleştiriniz. Zikir kalbe yerleşince siz istemeseniz de kalp Yüce Allah’ı zikreder. Midenizi düşünün; o,siz istemesiniz de kendi işini görür. Siz uyurken bile işine devam eder. İçine zikir yerleşen kalp de böyledir." –"Vird çok önemlidir virdin yerini hiçbir şey tutmuyor. Siz kuran okuyorsunuz, Yasin okuyorsunuz, başka sureler okuyorsunuz ama kalbinize hiçbir fayda sağlamıyor. Kalbiniz ancak Vird çekerek temizlenir. Vird çekmezseniz kalbinizdeki pislikler, lekeler çoğalıyor hiçbir şeyden feyiz ve tat alamıyorsunuz. Virdinizi çekiniz. Doktora gidiyorsunuz size ilaç veriyor, o ilacı almazsanız hastalığınız geçmiyor manevi hastalıkların ilacı virddir, zikirdir. Zikirsiz sofi olmuyor, zikir çekmeyen sofiden hiçbir şey olmuyor ne yapın ne edin virdinizi çekin. Gafletle Vird çekmeyin önce gafletten uyanın gafletle çekilen virdden feyiz alınmaz. Neden feyiz gelmiyor gaflette olduğunuzdan ondan gelmiyor." -"Bir insan yemek yemese aç kalır, halsiz düşer, kalbin gıdası da zikirdir ve çekilmeyince o kalb ölür. Bu yüzden virdinizi aksatmayınız ve bırakmayın, bir yaralı, yarasına ara sıra merhem sürerse, arada bir ilaç alırsa faydası olmayacağı gibi arada bir çekilen Vird de fayda sağlamaz, hem Vird çekince o yarayı (kalbi) tedavi etmektir. Ama günah işleyince o yarayı kanatmak olur ki, hiç faydası olmaz. Bu yüzden virdinizi çekin ve günahlardan korunun.4-5 aydan fazla Vird çekmeyenlerin virdini 5 bine düşüreceğiz 5 bin çekecek." -"Kalbin gıdası zikirdir. Günahlar ise, şeytanın gıdasıdır. Kalbini diriltmek ve beslemek isteyen kimse Yüce Allah’ın zikrini çok yapmalıdır. Günah işleyenler, kalplerini zayıflatıp şeytanı kuvvetlendirmiş olurlar. Şeytanı kuvvetli olanın dini zayıf olur. Onun için haramlardan uzak durmalıdır." -"Zikir kalbin gıdasıdır; gıdasını almayan kalp zayıflar, sonra ölür.Kalp ancak zikir ile beslenir, kuvvetlenir, tatlanır, manen hayat bulur. Haramlar ve işlenen günahlar ise, şeytanın gıdasıdır. İşlenen günahlar, insanın kalbini zayıflatır; onun düşmanı olan nefsi ve şeytanı kuvvetlendirir. Bu nedenle, insanın içinde kalp, nefis ve şeytan devamlı mücadele hâlindedir. Rabbül-Alemin: Dikkat edin, uyanık olun; kalpler ancak Allahın zikriyle huzur bulur, buyurmuştur." Ra’d 28 Gavs Sani(ks) yine zikir çekmeyen rabıta yapmayan kişiyi tanımadıklarını buyurmuştur. Gavs ı Sani Hazretleri(ks), Divan’daki görevlilere ve korumalara buyurmuşlar; - Hatme, rabıta ve Vird bizim yolumuzun esaslarıdır. Bunlardan birini yapan Bir gün bir sofi Gavsı Sani Hz. lerine (k.s) dedi ki; Şöyle bir soru soruldu; -Şah-ı Nakşibend Hz. (ks) bir gün Vird çekiyordu. Bir ses işitti. Ses dedi; ey kulum ben senden razıyım. Geçmiş günahlarını ve gelecek günahlarını affettim. Yeter artık Vird çekme dedi. Şah-ı Nakşibend (ks) Hz.leri dikkat etti, ses tek noktadan geliyordu. Baktı sağından, solundan, arkadan, önden, alttan ve üstten gelmiyor. Sadece tek bir noktadan geliyordu. Şah-ı Nakşibend (ks) Hz.leri Şeriat ilmine vurdu, dedi ey iblis sen şeytansın, şeytan; nerden anladın, şeytan olduğumu, Şah-ı Nakşibend (ks) Hz.leri dedi; Gavsımız açıkladı; "Şahı, en ulu yüksek, Nakşî gizli, Bend set, yani maneviyattan yapılmış gizli aşılmayan yüce, ulu sed anlamına gelir. Bu sed Allah (cc ) seddidir." |
|
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder! |
Bu dünya bir han gibidir, ahiret yolcusu bütün hazırlığını bu handa yapmalıdır. Yolda tedarik görülmez. Zira kervan yola çıkmıştır. Ölümle başlayan bir yolculuğun geri dönüsü yoktur. Yola çıkan kimsenin, hedefine ulaşması için belli bir yol ve usul takip etmesi gerekir. Başı bos ve hedefsiz yol giden kimsenin hedefine varması mümkün değildir. Onun nereye varacağı da belli olmaz. Allah yolu da böyledir. O yol da Hz. Rasulullah (s.a.v) in izinden başka Allah’a giden bir yol ve kapı yoktur. Hz. Rasulullah’in (s.a.v) hayatını yasamak için de ulu Sadatlara uymak gerekir. Hz. Peygamber’e (s.a.v) hakkıyla uymanın en güzel yolu, sünnet üzere yaşayan Sadatları takip etmektir. Sadatlar, sünnet-i seniyyeyi kal olarak değil, hal olarak yaşar ve yayarlar. Onlara uymakla iman selameti ile ölmek nasib olur. Böylece ebedi ahiret yolculuğu iman ile başlamış olur. En büyük saadet te budur. Gavs-ı Sani Hz. (k.s)